7 Nisan 2017 Cuma

Ayrıcalıklı Kategori: Öneri Filmler

Ben her insanın hayatında kendisine yol belirlediği bir film olması gerektiğine inanıyorum. Yeri geliyor bir filmde karakterin büyüsüne kapılıyoruz, yeri geliyor mekanların görkeminde kendimizi kaybediyoruz. Ama bazı filmler öylesine bizdenmiş hissi veriyor ki, filmle aramızda bir bağ kurmak kaçınılmaz oluyor. İşte yine birgün bunları düşünürken ara ara izlediğim ve kaç defa izlersem izleyeyim hepsinde ayrı keyif aldığım bu film hakkında bir de yazmış olmak istedim açıkçası.
Umudunu Kaybetme. Gabriele Muccino yönetmenliğindeki Amerikan yapımı bir dram- biyografi filmi. Gerçek bir hikayeden esinlenilmiş olması bu filmin hayatımda ilk sırada yer edinmesinin en önemli sebeplerinden biri. Çünkü izlerken, olayların hayal dünyasının üretimi bir kurgu olmadığını bilmek, film ile izleyicinin adeta bir bütün olması demek bana göre. Ama bunun yanında bir diğer sebep daha var ki hiç es geçilecek cinsten değil. Will Smith dedin mi bir duracaksın arkadaş. Gerçi son zamanlarda şu 'ağlak' rollerin üzerine yapışıp kalması eski Will Smith' i özletmiyor değil ama, oyunculuğuna laf etmek gibi bir hataya tabi ki düşecek değilim. Kendisinin duyguları yansıtmadaki başarısı zirveye ulaşmışken bir de oğluyla ortak bir yapımda buluşması gerçekliği tam anlamıyla katmerlemiş ve ortaya sıcacık bir hikaye olarak doğuvermiş. Zaten kendisi içinde bulunduğu projeler sebebiyle ailesinden uzakta olmaktan pek memnun olmayan birisi, bu filmde oğlunun olması sanıyorum ekstra motivasyon sağlamıştır.
Benim için bu filmin üç vurucu noktası var; baba- oğulun basketbol oynadığı sahne, Chris' in işi aldığında mutluluk duyduğu sahne ve metro durağı sahnesi. Üçü de birbirinde etkileyici ama o metro durağı sahnesi! Bir çocuğun yaşayabileceği en kötü durumu yaşıyorken bir babanın sırf o gülsün diye yaptığı fedakarlığın en duygusal halidir o sahne. Filmi bu kadar çok izleyişimin belki de en net cevabıdır.
Bazen düşüyoruz, pes ediyoruz, işe yaramaz olduğumuzu düşünüyoruz. Bazen başardım sanıyor ama yine bir anda yerle bir olmuşken buluyoruz kendimizi. Umuda inanmıyoruz bazen de. İşte tüm bunların en açık cevabı bu filmde saklı. Bu nedenle şiddetle değil büyük bir farkındalıkla öneriyorum.. 😊
İyi seyirler..
Tepkiler:

4 yorum:

  1. Yakın bir zamanda Will Smith' in bir filmini seyretmiştim. Yine bir babaydı ama acılı bir baba.. acıyı kabullenmek istemeyen bir baba. Çok keyifliydi seyretmediyseniz mutlaka öneririm. "Collateral Beauty"
    Bahsettiğiniz sahneyi o kadar merak ettim ki, şimdi oturup izlemeye çalışacağım. Teşekkürler paylaşıma :)

    YanıtlaSil
  2. Sanırım gözden kaçırmışım hemen izleyeceğim :) Beni etkileyen bir sahneydi, umarım siz de beğenirsiniz.. Ben de teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  3. Yazinizi okuyunca bile filmi izlediğim zamanlardaki ruh halimi yaşadım. Nasıl hüzün dolu ama mutluluk veren bir film.
    Birkaç kere izledim,yine izlerim:)
    Metro sahnesi...söz bulamıyorum:(
    Teşekkürler paylaşım için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmin gerçekyen de bıkmadan defalarca izlenecek bir hüznü ve büyüsü var..
      Ben de teşekkür ederim :)

      Sil