20 Mayıs 2017 Cumartesi

Ben Buradayım

*ne sana, ne bana, ne de kimselere yazılmış bir yazı...

Hani bazı anlar vardır, sağa sola bakarız, durup bir nefesleniriz ve hatta bekleriz... Ama kimse yoktur. Görünürde vardır da aslında yoktur. Sonra bir burukluk koşmaya başlar içimizde 'heheyt amacıma ulaştım' diyerek. O andan itibaren tüm dünya sanki bizi karşısına almıştır; inanmıyor, güvenmiyor ve bazen rahatsız bile oluyordur. Tüm terslikler üst üste mi gelir? Hem de öyle bir gelir ki o an, insan inanamaz. 
Kırmızı karın yağdığı ülkede ben hep insanların saf olduğuna inanırdım. Saf derken adı üstünde işte, doğal. Olduğu gibi yani. Sabahları gözünü açabilen her insanın bundan keyif aldığını düşünürdüm. Şöyle en parlağından bir sevgi çemberi olurdu mesela aklımda. Birisi çemberden dışarı süzülmek istese diğerleri seferber olup onu kucaklamaya çalışırdı. 
İnsanın nereye giderse gitsin hep kalabalık olduğuna inanırdım. Meğer bizim insan çoktan kalabalıklar arasındaki yalnız rolüne bürünmüş de bu yolda başarı bile sağlamış. Asıl mutluluk başkalarıyla birşeyler paylaşmaktan çıkıp mutlak tekilliğe çoktan yol almış. Eh, alsın. 
Ay bir de nasıl değişmişim(!) Ama nasıl belli değil. Kırmızı kar yağmayı bırakmış, doğallık sırtını çevirmiş. Sevgiden çember bin parçaya ayrılmış da ben mi değişmeseydim? Önce hoşuma gitmedi, hatta ara ara kabullenmeye karşı bir direnç gösterdim. Ama sonra baktım önüne gelen her ses bu değişimi vurguluyor, hafif bir tebessümle sarıp sarmaladım değişimi. Oysaki değişenin kim olduğundan herkes habersizdi, boşver ses etme dedim kendime.
Vakti zamanında şu dünyanın iki ucu vardı ya, hani şu bazı net çizgileri olan ve aşırı mecburiyetten birleşmeye çalışan. Amaan şimdi bir fırsat çıkmayıversin, hoop pürüzsüz bir çizgi haline geliyorlar. Eh, gelsinler. Ben buna odaklanmayalı çok vakit oldu haber vereyim dedim(!)
Ama ben buradayım. Evet evet olduğum yerde ve aynıyım. Şimdi yalnız olmak da bir bütün hissetmek de moda olmaktan çıktı benim diyarımda, zira buralar çok fazla yıprandı gelen geçenden... Kırmızı karın yağdığı ülkeye artık gözlerim kapalıyken ve gerçekten gitmek istediğimde gidiyorum. Neyse ki az da olsa orada nefes alan birileri halen var. Dedim ya ben buradayım, görüyorum, hissediyorum ve herşeyi duyuyorum. En kötüsü de bu olsa gerek, duyuran duyuruyor vallahi! Zaman zaman önerilere açık olduğum gerçeğini canım istediğinde önerilere açık olma butonuyla takas ettim, pek alışık değilim ama iyi durdu. Bir de öğrendim ki şerbet içmek meğer baya meşhurmuş, hani şu nabza göre olanından. Eh alırım bir fırt...
Ya bir de şu 'içimiz' olmasaydı ne olurdu bilemiyorum. Süper biyonik ultra fonksiyonlu sınırsız bir uzay boşluğu gibi, atıyorsun da atıyorsun. O da aman almam demiyor sağolsun. ✌ 


Bence

26 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Ayy hakkaten ya ben de çok beğeniyorum, nazar değmesin :))

      Sil
  2. Yorum yazmak istedim de ne yazacağımı bilemedim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçinden geleni söyle, kalırsa yazık olur demiş Pinhani zamanında :)

      Sil
  3. Ahh kalbimden vrdun beni şef :) bende burdayim kii

    YanıtlaSil
  4. Bende etraf sapsarı olduğunda, gökyüzü sarardığında korkmuştum. Hava kirliliğinden oluyormuş. Ama sevdiklerim yanımdaydı, o korkuyu fazla hissetmemiştim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayat sevilen insanlarla değerli tabi.. :)

      Sil
  5. Merhaba. Kelebek etkisinden geliyorum. deryaninsporgunlugu.com olarak takipteyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba hoşgeldiniz, çok teşekkür ederim hemen uğruyorum.. :)

      Sil
  6. Biz de buradayız şeff :) Ama içimizdeki uzay boşluğuna çok fazla atmayalım ya bişeyleri her şeyde içimizde kalmasın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihi ;) Ya işte n'apsın zavallı uzay boşluğu, alışmış herşeyi içine almaya :))

      Sil
  7. Çok güzel yazmışsin yüreğine sağlık, içimize at at içimiz almıyor bazen ama insanlar içimize atacak dertler yuklemekten bikmiyor... Demet evgara bnde bayılırım ❤☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiim :) Ya değil mi, bıkmazlar hiç.. Ooo süper o zaman :))

      Sil
  8. Yazınız gerçekten çok güzel.İnsana farkettirmeden kendini okutuyor diyebilirim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.. :)

      Sil
    2. Ben sizi neden bulamadım :( Hemen bir link bırakma operasyonuyla hayat kurtarabilirsiniz ;))

      Sil
  9. Değişim istenerek yapıldığında tadından yenmez. Öbür türlüsüne psikolojik işkence bile diyebiliriz. Umarım her değişim isteyerek ve severek yaptığımız türden olur.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok haklısınız gerçekten, umarım öyle olur teşekkür ediyorum :) Sevgiler benden..

      Sil
  10. Bana kitap okutmadın da sanki bütün sıradan insan ömrünü satırlarına döktün arkadaşım ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peki bu yorumun değerine ne demelii! (kalp kalp kalp) :)

      Sil
  11. içimize attıklarımızdan birine bahsetmeye kalktığımız da boşuna kendimize '' içimi dökecek değilim zaten sor sığdırdım '' demiyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel dediniz öyle, değil mi yahu! :)

      Sil