1 Mayıs 2017 Pazartesi

#sosyolugat7- Mikro& Makro

Bu hafta inceleyeceğim kavramları üniversite son sınıfta 'makro değil mikro yazılar istiyorum, bir anlamadınız!' diye isyanlara giren hocamın kulağını çınlatarak yazmak istiyorum. Muhtemelen okumayacak ama olsun, sayesinde kavramlar aklıma düştü..

Eğer bu kavramları hiç duymadıysanız ya da çok fazla bilgi sahibi değilseniz genel hatlarıyla 'küçük- büyük' olarak kafanızda özetleyebilirsiniz. Ben de ikisini ortak paydada birleştirerek ve en yalın haliyle birşeyler yazmaya çalışacağım.
Makro sosyoloji -anlaşıldığı üzere- mikro sosyoloji ile karşıt bir alan sergileyen değerlendirmelere sahiptir. Toplumları, toplum içerisindeki birbirine bağlı yapıları ya da kurumları ve toplumun kültürel/ tarihsel sürecini incelerken makro sosyoloji bunları büyük ve tamamlanmış bir resim gibi algılarken, mikro sosyoloji daha çok insanlar arasındaki etkileşimlere ya da toplumların kuruluşlarına yönelik bir bakış açısı sergiler. 
Bu iki kavramın birbirine zıt olduğunu anladık; o halde sosyoloji dünyasında da her bireyin sosyolojiyi bir bütün olarak bunlardan birine dahil etme fikrine karşı yaşadığı ikilemleri de göz ardı edemeyiz. Daha doğrusu bu hususta aslında aradaki ayrımdan ya da bütünlükten bahsetmek ve bu yönde ısrarcı olmak mantıksız olacaktır. Çünkü sosyolojik araştırmaların pek çoğu bazen bu iki alana da dahil olmayabilir. Bunun yanı sıra bu ayrım toplumun sentezlenmesine dair birçok sorunu da beraberinde getirecektir. Yani insanlar mikro ve makronun sentezlenemeyecek kadar özerk olup olmadığı konusunda sürekli bir gel- git yaşayacaklardır. Aynı zamanda sosyologlar da...
Peki hocam neden mikroya yönelme konusunda ısrarcıydı? Muhtemelen sosyolojinin 'toplumları inceleyen' yargısından ve bu yargının genel geçerliğinden sıkılmış olacak ki daha da fazla ayrıntıya inmek için böyle bir ısrarda bulunmuştu. Sosyolojide aşırı doz makro, bir noktadan sonra verilerin sağlamlığına da zarar vermeye başlayacaktır. Yani bir süre sonra yoldan geçen amcaya da sorsak muhtemelen kendi cevaplarımıza yakın cevaplar verecektir. İşte bu nedenle ve asıl amacın incelenmesi adına mikro sosyolojiye yönelmek daha mantıklı olacaktır. Evet, bu iki kavram arasında sürekli bir gerilim ve belki de zaman zaman bir çatışma var ancak toplumların 'eyleyen' bireylerden oluştuğunu savunuyorsak yani bireylerin kendi aralarındaki yapıp etmelerini odak noktası seçiyorsak bakış açımızı bireylerin özüne de indirgememiz gerekmektedir. 
Mikro sosyolojiyi toplumsal eylem sosyolojisi olarak nitelendirmek istiyorum. Makro sosyoloji de toplumsal sistem sosyolojisi oluyor bu durumda.. Makro, tüm bir düzenin ne olduğuna yönelirken mikro da bu düzen içindeki denetim nasıl sağlanırmış görevini üstleniyor. Aynı zamanda toplumsal sistem sosyolojisi -örneğin birey mutluluğunu ele alacaksa- işin içine tüm dışsal faktörleri katmayı ihmal etmiyor. Toplumsal eylem sosyolojisi ise tam tersine bu dışsal sınırlardan arınarak insanın esas potansiyelinin ne olduğu ile ilgileniyor...
Tepkiler:

2 yorum:

  1. Merhaba blogunuzu yeni keşfettim takipteyim.
    Bana da uğrarsanız çok sevinirim ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba hoşgeldiniz, tabi ki hemen geliyorum :)

      Sil