24 Temmuz 2017 Pazartesi

#sosyolugat15- Marjinalleşme

Benim için bu kavram kendi yaşam süreci boyunca malesef haksızlığa uğramış bir kavramdır. Daha doğrusu sanırım biz insanlar çoğu kez yaptığımız gibi bu kavramın da hakkını tam anlamıyla veremedik. Yeri geldi çarpıttık, yeri geldi daralttık ve hatta yetinmeyip kavramı ötekileştirdik. Marjinalleşmeyi tek boyutla inceleyerek aslında bir duruma özgüymüş gibi algıladık. Evet, marjinalleşme aslında doğru bildiğimizi sandığımız fakat yanıldığımız birçok kavram, durum ya da olay gibi iki taraflıdır; bir taraf marjinalleştirir ve diğeri de marjinalleşir. Çok basit değil mi? Sanırım değil ki toplum olarak ısrarla sadece marjinalleri görüp 'siz vallahi de billahi de marjinalsiniz, öteye gidin!' diyoruz. 
Önce marjinalleşmenin sözlük tadında tanımına bir göz atmak isterim; bir toplum düşünelim. Bu toplumda bazı bireyler siyasal, ekonomik, dini ya da akla gelen herhangi bir nokta bağlamında ayrışıyor olsun. Fakat bu ayrışma henüz dışlanma olarak görülmesin. Haliyle ayrışan bu bireyler zamanı ve yeri geldiğinde toplumda seslerini duyurmak ve tabiki bir yer edinmek isterler. İşte bu da onların bu amaç uğruna bir güç elde etmelerini ortaya çıkarır. E marjinalleşme bunun neresinde derseniz, hani o bireyler güç elde etmek istiyor ya, işte bunun engellenmesi ile bizim marjinalleşme sürecimiz başlamış oluyor. Acaba marjinalleşen onlar mıydı yoksa biz marjinalleştirdik diye mi marjinalleştiler? 😊
Bu süreci tıpkı boşanma evresi gibi düşünebiliriz; birey hep karşı tarafı suçlamak ister ancak bilinir ki suç eşlerin ikisinde de mevcuttur. İşte marjinalleşme de iki taraflıdır, birileri birilerine engel koyar, iktidar olmasınlar diye uğraşır. Diğerleri de kendi içinde dışlanmışlık hisseder ve elinde olsa da olmasa da marjinal kültürün yolcusu olur. Marjinalleştirilen bireyler çift kimliklidir aslında...
Şimdi gelelim marjinalleşmenin çıkış tarihine. 1960 döneminde bazı ülkeler gelişmekte ve ekonomilerine hız katmaktayken, çeşitli ödüllerin bu ülkeler arasında eşitsiz bir biçimde dağıtıldığına şahit olmuşlar. Eh, sosyoloji durur mu, konuyu bir güzel ele almış, derinlemesine araştırmış. Aynı zamanda bu başlangıç birçok düşünürün de ilham kaynağı olmuş. Marjinalleşme olgusu, kapitalist düzenden ayrılamayan ve belirli toplumlarda belirli kalıplara koyulamayan bir nitelikle anılmış. 
Tabi marjinalleşmenin toplum bakımından incelenmesinde antropologların da rolü büyüktür çünkü onlar, kıyıda köşede kalmış durumları ortaya çıkararak toplumun bir anlamda karakterini ortaya koymaya çalışmışlardır. Bir toplumun başka bir toplum karşısına çıktığında nasıl durduğu, ne yaptığı, neler söylediği ve kültürünü nasıl sergilediği işte bu marjinalleşme olgusu ile bütünleşen bir süreçtir. Yani 'aman bu kızın saçı mavi bu marjinal, hmm o zaman bu toplumdan adam olmaz!' ya da 'ovv erkek adam hiç kaşını kulağını deldirir mi, başımıza marjinal mi olacağğnız!' diyerek ahkam kesmemişler, sağolsunlar... 
Tepkiler:

12 yorum:

  1. İlk defa bu kadar kısa ama nokta atışı yapabilen bir sosyoloji anlatımıyla karşılaşıyorum. O yüzden bu bloğu bir süredir takipteyim ama bu başarının sırrı nasıl diye düşünmeden edemiyorum. Marjinalleşme, ancak bu kadar halk diliyle ama bilimsel açıdan anlatılabilirdi. Kaleminize sağlık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederimm, çok mutlu etti yorumunuz! Elimden geldiğince anlaşılır ifade etmeye çalışıyorum, amacına ulaşıyorsa ne mutlu.. :)

      Sil
  2. Şeff tam aklımdan geçenleri o kadar akıcı dille özetlemişsin ki, kalemine sağlık. Gerçekten kavramı ötekileştirdik, hatta kavramla birlikte marjinal görülenleri bile.. Harikasın gerçekten👏👏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa teşekkür ederimm! (kalpler kalpler) Çok uzun bir süredir aklımdaydı bu kavramın hakkını aramak.. :))

      Sil
  3. Güzel bir blog, bol okunası bir yer keşfettiğim için pek bir mutlu oldum :)
    Sevgiler ..
    Anlatımın hoşuma gitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz, çok teşekkür ederim. Ne mutlu bana o halde :)
      Sevgiler benden..

      Sil
  4. Bir tane marjinal yorum olmaz mı yahu :)

    YanıtlaSil
  5. Bizim toplumumuzda marjinaller cins olarak adlandırılır ve kaçılması gereken topluluk olarak görülürler. :) Malesef. Bende aksine severim öylelerini :) hepsi bana gelsinnnnnn

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihi sendeki sevgi hepimize yeterr ;))

      Sil
  6. Sürüden ayrılanı kurt kapar mantığı. Keşke olaylara bu kadar tek boyutlu bakmasak, üstüne bir de isim takmasak. Çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, tek boyut ve düz mantık.. Çok teşekkür ediyorum. :)

      Sil