8 Ağustos 2017 Salı

Aynada Kendini Görmelisin

Biraz garip olabilir ama bugün oturdum hayatıma kimler gelmiş, kimler gitmiş, kaç arkadaşım olmuş, nasıl tiplermiş diye şöyle etraflıca düşündüm. 😁 Sonra da kendimi düşündüm tabi; hangisiyim, aynı mıyım, aslında yok muyum(!) diye...




  • Dünya yansa 'ooh sıcağı da severim' diyenler
Var yahu, bu cümleyi kuran bir insan gerçekten de var! Hayatta hiç böyle olamadım, olmayı da pek istemedim sanırım. Bu tipteki bir bireyin sınırsız takmama potansiyeli vardır. 'Hallederiz', 'bırak kalsın', 'gençler takmayın yea' üçlemesinde belirlediği hayat çizgisinden tek bir adım bile şaşmaz. Mesela yetiştirmesi gereken ciddi bir makaleyi son güne mi bıraktı, amaan bıraksın, gider o gün olması gereken yerde olur ve o makaleyi oracıkta yazıverir. Hey gidi heyy!




  • 'Canım hiç öpmiim, egom var' diyenler
Ah ah size söylemek istediğim o kadar çok şey var ki! 😃 Bu tip bireyler muhtemel çevresinden, kız/ erkek arkadaşından, ailesinden ya da yoldan geçen herhangi birinden her daim mutlak bir bağlılık bekleyişi içindedirler. Oldu da bir hata yaptınız(!) ve bu beklentiyi reddettiniz. Seviyenin düşmesine hazır olun çünkü egonun özünü görmeye başlayacaksınız; ergen tripleri, manasız suçlamalar falan filan. Ay, yazarken bile içim şişti!




  • 'Ama ben öyle düşünmemiştim ki' diyen ponçik duygusallar
Zalimsin hayat, şu ponçikleri hiç düşünmeden oyununu oynayıp duruyorsun. Hem onlar zaten kötülük olsun diye dememişlerdi ki... Bu tipteki bir birey içindeki sosyalleşme arzusuna karşı koyamaz ve fakat bunun karşılığında yapacağı fedakarlıkların da(!) asla farkında olamaz. Genelde saf olarak nitelendirilir ancaaak bazısı tam bir sessiz fırtına, efendime söyleyeyim derindeki tehlikedir. Aman dikkat, her ağlayanı ponçik sanmayalım lütfen.



  • 'Ben sana mecburum bilemezsin...' diyen kabak tadındaki romantikler
Şuan çok net bir yargıda bulunuyor olabilirim ama bu tipteki bir bireyin evinde mutlaka bir defteri ve o defterin içinde de mutlaka yazdığı şiirler ya da sevdiği insana göndermek üzere sakladığı isimsiz mektupları vardır. Uzaklara dalar, iç çeker. Arkadaş ortamındaysa sessiz kalmayı tercih eder. Neden konuşmadığı sorulduğunda ise 'ben konuşmayı sevmem, konuşsam da az- öz konuşurum. Bazı şeyleri gözlerin anlatması lazım!' edebiyatı yapar. Sevdiği kıza/ erkeğe muhtemelen ulaşamayan bu birey, sevmekten ve ölesiye sevmekten(!) asla vazgeçmez ve hatta bununla da abartılı bir gurur(!) duyar. Ay yok, daha fazla devam edemiciim... 😄




  • Buluttan nem kapan alıngan atarlılar
Başlığı attım ama yazmak için epey düşündüm. Çünkü bana göre gerçekten oldukça garip bir tür bu. Tam bir sabır sınayıcı, tepki ölçücü... Saçına, kıyafetine, başkasının kıyafetine, konuşmalara, gülüşmelere olur olmadık yerde atarlanan ve muhtemelen şaka ile gerçek ayrımını yapamadığı için bunu kendine dert edinen bir tür. Eğer bir arkadaş grubunuz varsa ve bu grup böyle bir bireye sahipse, of of, sadece sabır diliyorum. Çünkü hayat onlarla gerçekten çok zor.



  • Potansiyelinin farkında olmayan özgüvensizler
Bingoo! İşte en sık karşılaştığım, en kızdığım ve aynı zamanda en anlam veremediğim tür. Yahu şöyle bıraksalar kendilerini. Rüzgarı hissetseler mesela. Şu takıntı silsilesinden bir geçseler ah! Hayat hem onlar hem de bizler için çok kolay olacak. 😊 Böylesi bir birey genellikle spesifik bir özelliğe sahiptir; güzeldir, yakışıklıdır, enstrüman çalar, taklit yeteneği vardır, sesi güzeldir ya da aklınıza gelebilecek herhangi bir unsur. Buna rağmen girdiği ortamda diğer insanlara karşı kendisini hep bir tık geride tutma ihtiyacı hisseder. 'Ya evet gözlerim güzel ama işte...' Alın size kilit nokta: Ama işte. Nedir yahu bu amalar işteler? Evet egodan duvar örsün de demiyorum ama biraz cesaret biraz kendine güven tek istediğim, rica ediyorum. ✋
Tepkiler:

36 yorum:

  1. Ben özgüvensizler bölümüne giriyorum galiba 😀

    YanıtlaSil
  2. Yazi Basliginizi gordum aklima gelen ilk sey özlem tekin'in cinayet sarkisi oldu.😂Aynada kendini gormelin ahhhh sen cinayettt sebebisinnnn🎶
    Sonra yazinizi okudum.Tamda cinayet islemelik tipleri ele alan bir konuymus.😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveet benim de o şarkı aklıma gelmişti :D Hihihi :))

      Sil
  3. Hepsi olmasa da ve örneklemeler çeşitlilik arz etse de ben en çok şu sondaki kişiyim.

    YanıtlaSil
  4. Benden özgüvensiz de çıkıyor ponçik duygusal da. Ben neyim şimdi? :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ponçik özgüvensiz? :P Arada ben de kendime o soruyu sormuyor değilim.. ;))

      Sil
  5. Bu yazıyı çok beğendim. :)

    YanıtlaSil
  6. Şu buluttan nem kapanlardan çektiğim kadar hiçbir şeyden çekmedim. Ne onları anlayabildim ne de sanırım kendimi anlatabildim :s

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, o duyguyu çok iyi biliyorum. Gerçekten çok zorlar, en iyisi öylece bırakıvermek vallahi. Bizimki de can yahu :D

      Sil
  7. Galiba bana en yakını ''potansiyelinin farkında olmayan özgüvensiz''. :D Aslında bu sorunu aşar gibiyim ama hala tam olarak o sınırı geçmiş değilim. Bana kolay gelsin o zaman :) Yazına bayıldım!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ama olmaz, aşmak lazım :D Tabi böyle diyorum ama bu sınırı da iyi bilmek lazım aslında.. :)
      Teşekkür ediyorumm kalp kalp! ;))

      Sil
  8. Sıcağı sevenlerdenim gibi davranmaya çalışıp kendimi kandırmak istesem de ne yazık ki o kadar kolay olmuyor :) Ama bazen çok boşvermiş olabiliyorum. Herkesin tümünü yaşadığı bir dönem oluyor galiba. Lisede öyle bir egom vardı ki şimdi neredeyse özgüvensiz olmam herkesi şaşırtıyor. Yaşanılan şeylerle değişiyor işte :) Döngü gibi. Ama keşke bunları yaşarken bir orta ayar bulabilsek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen ben de gerçekten boşveriyor olabilmeyi isterdim, bence güzel bir yetenek :P
      Ah, çok doğru, tam bir döngü. Bir ayar bulabilsek acaba monotonluk mu yaşardık, bilemedim.. :)

      Sil
  9. Kendimi bulamadım burada :) Zaman zaman her hali takınıyor olabilirim :)

    YanıtlaSil
  10. Güzel bir analiz olmuş, kalpten tebrikler! ^_^ Özgüven gerçekten çok önemli, bunu belirtmen çok güzel :)

    YanıtlaSil
  11. Okurken hem hiçbirine girmiyormuş hem de hepsine biraz giriyormuş gibi hissettim.Neyim lan ben?
    Şaka bir yana güzel bir yazı,güzel tipleri ele almışsın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihihi hepsinden biraz biraz :)) Teşekkür ediyorum.. ;)

      Sil
  12. Özgüvensiz ve duygusalım :)

    YanıtlaSil
  13. Ya bu yazının devamını getirmelisinn. ^-^ Kendimi bulamadım burada belki bir sonrakinde bulurum hehehe :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa hihihi tamam bunu bir düşüneceğim ;))

      Sil
  14. Ponçik ve özgüvensizlik var da arada relax olsaydık fena olmazdı hani:)) ya da hepsinden bir tutam koy sen:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı fikirdeyim, bir tık relax olmak avantaj olurdu sanki.. :) Hihi, koydum gitti! :))

      Sil
  15. hepsinden bir demet barındırıyorum içimde :) bide benim gibiler için bir tespit alayım :) little little into the middle :) Buarada blogu keşif etkinliğinden buldum pekde sevdim.. Bana da beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoşgeldinizz :) Çok teşekkür ediyor, hemen uğruyorum.. :)

      Sil
  16. Dibine kadar katılıyorum sana..

    YanıtlaSil
  17. Özgüven en önemlisi..

    Daha doğrusu insanin kendini kesfetmesi..

    Güzel paylasim Her Telden çalmaya devamm .))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendini keşif, çok doğru vallahi..
      Teşekkür ediyorum, devam devam ;)

      Sil
  18. Güzel bir analiz olmuş doğrusu, tebrikler :)
    İnsanın ağır basan bir yönü olsa da aslında insan, karışık çerez tabağı gibi bence. Biraz ondan biraz ondan :) Yerine ve duruma göre farklı olabiliyor.

    YanıtlaSil
  19. Evet haklısınız, oldukça karışık hem de. Teşekkür ediyorum, sevgiler.. :)

    YanıtlaSil