28 Ağustos 2017 Pazartesi

#sosyolugat20- Hegemonya

Bu hafta söylemekten çok keyif aldığım bir kavramı paylaşmak istedim. Kendi içinde bir uyum barındırdığını düşündüğüm bu kavramı sesli ifade etmek bence çok eğlenceli, evet, hihi! 😃
Sosyolojik önem bakımından bu kavram, çoğu düşünürün ve doğal olarak çoğu araştırmanın da başlıca konusu haline gelmiştir. İçinde bulunduğu sınırlar dahilinde sanırım bu kavramı Marx ile paralel değerlendirmek daha doğru olacaktır. Gelelim ne ifade ettiği meselesine. Aslında çok düz bir ifadesi var; yönetici sınıfın kendi çıkarlarını evrensel çıkarlar olarak ortaya koymasıdır. 'Aa, olur mu öyle şey, hem herkes buna razı mı bakalım?' Değil. Zaten meselenin bir ucu da rızanın ötelenmesine dayanıyor diyebilirim. 
Peki acaba ne olmuş da bu yönetici sınıf kendi çıkarlarını evrensel hale getirmek istemiş? Cevap da çok basit aslında; fikirler, duruşlar ya da düşünceler giderek evrensel bir boyut kazandığında, yönetici sınıfların mevcut hegemonyası da sınırlarını genişletecek ve haliyle bu hegemonya aracılığı ile de gelecek nesillerin çatışmasını canlı tutacak. Diğer bir deyişle bizim bu yönetici takımı -yani pis burjuvalar(!)- evrensellik adı altında her daim çıkar amacı içinde bulunacaklardır. Tabi bu noktada unutulmaması gereken şey, zaman ilerledikçe ve imkanlar arttıkça o çıkarların içeriğinin de genişleyeceği meselesidir. Yani 8. yönetici sınıfının, 2. yönetici sınıfına kıyasla çok daha imkanı bol çıkarları vardır, bunu ilerleyen teknolojik sistem gibi düşünebiliriz. Gelsin yenisi gitsin eskisi, ohh!
Fakat sırf çıkar sahibi diye bir yönetici sınıfı öyle hoop iktidar haline gelmez, gelemez. Aynı zamanda işte bu ilerleyen çıkar döngüsü yeteneğine de sahip olması gerekmektedir. O çıkarcıkların bir üst modelini sunabiliyor mu, efendime söyleyeyim bundan beş yıl sonra kendisini nerede görüyor falan gibi meseleler işte...
Bu düzen içerisinde aslında hemen hemen her adım net şekilde belirlenmiştir. Sınıflar arası, sınıflar içi ya da genel anlamdaki tüm mutlak maddi ilişkiler ve bu ilişkilerin barındırdığı fikirler hususunda katı çizgiler çizilmiştir. Hal böyle olunca açık, parlak ya da alternatif bir yol sunma fikirleri de doğrudan toprağın altında kalmış olur. Çünkü düzen bellidir arkadaş! 
Burjuvalar genel anlamda hegemonya aracı olarak devletten bağımsız, özel düzeyleri tercih etmektedir. En basit örneği toplum olsun. Belirlenen roller toplum içinde bir yerleşim alanı edinir ve bu toplumsal hegemonyanın artık ayrıcalığı vardır. Daha açık bir ifadeyle bahsi geçen toplumsal hegemonyanın amacı, mevcut kapitalist düzeni korumak ya da devam ettirmek adına zora başvurmak değildir. Herkes yerini bilsin, lütfen yani(!) O halde toplum içinde varoluşunu sergileyen bu hegemonyanın zamanla bir statü ya da üstünlük göstergesi haline geleceğini söylemem de yanlış olmayacaktır. Zaten aslında amaç bir anlamda bunu meşru kılıflara sokmak da olabilir. Ovv manipülasyon ha! 😎
Toplumsal bir hegemonya varsa bunun kültürel boyutundan da bahsedebiliriz. Ancak arada çok fark yoktur; kültürel hegemonyada ekstra olarak düşünme biçimleri dışlanır da dışlanır. Herhangi bir akıl yürütme faaliyetinde bulunmak ya da odak bir çözümleme sağlamak bu bağlamda pek de mümkün olmayacaktır. Bu nedenle Marksist yolda ilerleyen fikirler, hegemonyanın her alana nüfuz ettiğini varsayarak olabildiğince mücadele edilmesini savunmaktadırlar. İçinde bulunulan yanlış bilince ve bunu anlaşılır kılmak adına gerçekleştirilen her eleştiriye de önemle ihtiyaç duymaktadırlar.
Tepkiler:

14 yorum:

  1. Eski zamanları bilmem ama bu çağda yöneticiler kendi çıkarlarını evrensel çıkarlar olarak göstermekte çok maharetliler...

    YanıtlaSil
  2. Bu bilgilendirici yazı için çok teşekkürler sevgili şef, sayende hegemonya hakkında fikir sahibi oldum! ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, çok sevindim kii! :))

      Sil
  3. Anaa ne güzel bir isimmis buu 😁 senin sayende sosyolog olabiliriz bizde hihi 😁 kalp kalpp emojii haha 💕💕💕💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ya çok eğlenceli söylemesi :D Hihi senden kaçar mı hiçç :D Kalplere kalpp!

      Sil
  4. Yazıyı okudum,yorumlar bölümnde Arif'in yaptığı yoruma da gönülden katılıyorum.

    YanıtlaSil
  5. yeni bir kelime öğrendik sayende şef, eline sağlıkkk :) sosyolojiyi sayende seviyoruz çokçaaa :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederimm, böyle güzel yorumlar okumak mutlu ediyor.. ;))

      Sil
  6. Hegemonya söz konusu ise Gramscy'ye dikkat etmek gerekir meslektaşım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gönül isterdi geniş geniş yer vermek ama işte.. :)
      Teşekkür ediyorum ;)

      Sil