7 Aralık 2017 Perşembe

Bloggerlar Arasında

Gözlem yaptım, okudum, ölçtüm- tarttım. Sıra bende.

'Gelecek Vaat Eden Bloglar' ı sanırım duymayan kalmadı. Konu üzerine söylenecek çok şey var ve sesini duyuran arkadaşlarımızı da yazılarıyla takip ediyoruz. Bu uygulama adına birşey yazmak istemiyorum açıkçası çünkü ben işin teori kısmında değilim.
Sevgili Momentos' un burada yazdığı yazıyla artık kafamda toparladığım şeylerin serbest kalması gerektiğine karar verdim. Açıkçası bu yazı hem son damla olmuştu bende, hem de çok şaşırtmıştı. Buraya tekrar döneceğim ama önce olayların odak noktasındaki Evren Bey' e değinmek isterim. Kendisini tanımıyorum; başarılarından ve blog geçmişinden haberdarım, zaman zaman yazılarını takip etmişliğim vardır. Fakat kimdir, nedir, nasıl bir insandır bilmem. Kendimi öncelikle kendisinin yerine koyarak düşünmek istiyorum...
Ben Evren Bey olsaydım, evet, uzun yıllar bu yolda gönül vermiş biri olarak atacağım her adım beni gururlandırır ve güvenime destek verirdi. Hali hazırda çoğu birey tarafından hem beğeniliyor hem de gözlemleniyor olmak elbette yeni projeler üretme ihtiyacımı da körüklerdi. Başarı güzel şeydir, insanoğlu takdir edilmeyi sever nihayetinde. Ortada bir emek varsa karşılığı da verilmelidir, hakkını yiyemem. 
Gelelim işin fırfırlı kısmına. Momentos tarafından yazılan yazıda birkaç blog arkadaşımızın konu hakkındaki yazıları vardı ki, açıkçası çok üzdü beni bu yazılar. Sevgili Daha Mutluyuz blog sahibi Yurdagül Hanım' ın burada haklı bir isyanı var. 'Evren Bey makyaj/ moda bloglarına önem vermiyormuş.' diyor. Cümleyi beş defa okudum çünkü mantıklı bir kalıba sığdırmak istedim sanırım. Neden böyle bir açıklama yapılmıştı ki? Evet ben de bir moda/ makyaj blog sahibi değilim ama ben nasıl klavye başına geçip kelimeleri bırakıyorsam onlar da aynı şeyi yapıyorlar. İşi istatistiğe dökeceksek de çoğu blogdan daha fazla takip edenleri var. Demek ki o da bir emek ve demek ki onları da takdir eden birileri var. Bunun yanı sıra Yurdagül Hanım' a yöneltilen bazı yakıştırmalar hiç hoşuma gitmedi, kim tarafından gönderildiyse büyük bir ayıbın içinde...
Sevgili Deli Kızın Bohçası blog dünyası için oldukça çaba harcıyor, biliyorum. Buradaki yazısında 'bırakalım da beğeniyi de eleştiriyi de küçümsemeyi de okurlar yapsın, diğerleri değil' diyor. Kesinlikle katılıyorum. Ortak bir platformdaki objektiflik de budur zaten değil mi ama.
Meczup yazılarını keyifle takip ettiğim genç arkadaşım, çoğu zaman 'ya hakkaten böyle de birşey var' tepkisini verdiğim ve farklı bakış açısını önemsediğim bir blog yazarı. Evet, ben de blog dünyasında çok yeniyim ama genç bir beyin tarafından yazılan yazıları her daim görmek isterim. Çünkü tam bir dinamik! Buradaki yazısından ne demek istediğimi anlayabilirsiniz bence...
Bunun dışında sevgili Beyda' nın Kitaplığı ve sevgili Mustafa Sönmez de burada ve şurada duyurdular seslerini. Hak vermemek elde değil.
Aslında olayın mantığı çok basit; emeklerin karşılık görmesi. Bu platformun bu denli tepki almasının nedeni hepimizin bildiği üzere belirli bir grup tarafından ve belirli sınırlar içinde yapılmış olması. İşte tam burada yeniden Evren Bey ile empati kurmaya çalışıyorum. Muhtemelen bu uçsuz bucaksız ortamda tüm bloggerlara ulaşmanın imkansız olduğunun kendisi de farkında ve 'nasıl sınırlandırabilirim' sorusuna böyle bir yöntemle cevap vermeyi tercih etmiş. Gel gelelim kimsenin bir diğerini görmezden gelme ya da üzerini kapatma gibi bir hakkı olmamalı bence. İşi istatistiğe mi dökelim? Nasıl yapacağız ki? Belki ben bir yazıyı yazmak adına araştırıyor, düşünüyor ve öyle harekete geçiyorken bir diğeri anında yazıveriyordur yazısını. Bireylerin harcadığı zamanı veya bu işe verdiği değeri hangi istatistik ölçebilir, bilemedim.
Gelecek Vaat Etme kavramı beni biraz bunalttı. Ederim ya da etmem, böyle bir çabam vardır ya da yoktur, farketmez. Yazılarımı okuyucuya sunduğum sürece ben de blog dünyasındaki varoluşumu gerçekleştirmiş sayılırım. Eğer birgün gerçekten birilerinin geleceğine vaat edilmek istersem de, aynı anda ve aynı ortamda yaşamak isterim bunu. Bir araya gelmemiz şart değil ki zaten bu imkansız. Fakat işte önümüzde internet, sınırsız imkan! İnternet üzerinden kimler kimlerle bir araya geliyor yahu biz mi gelemeyecektik! En basitinden bir oylama olurdu Evren Bey liderliğinde. Sonuç yine aynı kapıya çıkardı belki yine aynı kişiler vaat ederdi geleceği ama temiz olurdu en azından, üzmeden, küstürmeden. Fena mı olurdu, hmm, bence hayır...
Ha bir de unutmadan; insanlık bunca yıl boyunca ilerlediyse sanırım bunda tartışıyor olmanın payı büyük. Eh, düşünce ve ifade özgürlüğüne de sahipsek hani diyorum, ne gerek var medeni olmayan söylemlere. Hayat kısa be, çok kısa hem de. 
Bence

44 yorum:

  1. Olayı her iki taraf açısından da değerlendirmişsiniz. Konu ile ilgili en beğendiğim yazı oldu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum, aslında amacım da buydu. Ortak bir paydada buluşabilmenin faydasına inanıyorum..

      Sil
  2. Empati yapmanız güzel olmuş. Herşeyi objektif değerlendirmek gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, kesinlikle katılıyorum..

      Sil
  3. Daha tarafsız ve empati kurarak yaklaşmışsınız. Gündeme dair güzel bir yazı olmuş.

    Ben bu konuda yazmayı düşünmüyorum. Ama şu kanaatteyim ki herkes kendince haklı. Üstün Dökmen'in dediği gibi kimse %100 haklı veya suçlu değildir. Herkesin bir haklılık ya da suçluluk payı vardır.

    Bu olayın büyümeden tatlıya bağlanmasını ve bloglar arasında ayrılıkların, kutuplaşmaların olmamasını isterim. Hayırlısı olsun, iyi olsun (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bir taraf tutmaktan ziyade mantık çerçevesinden bakmak istedim, anlamaya çalıştım biraz belki de..
      Çok haklısınız iki taraf da haklı, yalnızca hatalı bir yol çizilmiş. Bu da işi kutuplaşmaya sürüklüyor gerçekten de ki hiç istenmeyen bir durum bu. Umarım iyi olsun.. :)

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, bence de etiket altına girmek kimsenin tercih etmeyeceği bir konum. Şöyle uzaktan bakınca hoş da görünmüyor gerçekten.
      Çok blog yazarı kırıldı bu süreçte ama en çok da heveslerin kırılmasına üzülüyorum ben. Çünkü burada yazıyor olmak çok farklı bir tat. Ne diyelim, umarım bütünlükçü ve gönül alıcı bir geri dönüş sağlanabilir..

      Sil
  5. İşte bu yüzden bloglarda çekilişler, yarışmalar, haftanın bloğu seçmeler filandan uzak duruyorum, yapanlar yapsın, hayırlı uğurlu olsun diyorum ama o kadar. Ha eleştiren arkadaşlara hakaret etmek, küçümsemek, alay etmek filan onlar çok ayıp. Valla herkese naçizane tavsiyem - belki kızacaklar bana ama - uzak durun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle de olmuyor böyle de Müjde Ablacım, insan kararsız kalıyor. Hem gidip hem kalmak istemek gibi bir durum sanırım :)

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  6. Eline sağlık sevgili Şef... hakkıyla bir değerlendirme yazısı olmuş. Teşekkürler. Senin yazının linkini de ekliyorum müsadenle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum sevgili Momentos, tabiki :)

      Sil
  7. Aslında her eleştiriyi dinleyip "acaba doğru mu?" diyeceklerine savunmaya ve egoistliğe devam konusu da var. Kimseyi takmıyor ama ne hikmetse herkes adına konuşulabiliyor.

    Bloglar özgür ve yaşamın renkleridir. Bu sayfayı da yazımın altına ekliyorum...

    Hatta eleştiri bir lütuftur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üstünlük kurma ya da bir duvar örüp tekleşme politikasının ben de karşısındayım. Böyle bir mesele olacaksa da yine herkesin fikrinden geçmeli kesinlikle.
      Çok teşekkür ediyorum, bu özgürlüğün ve birliğin her daim devam etmesini diliyorum..

      Sil
  8. oylama olmadan yapılması çok saçma olmuş.

    YanıtlaSil
  9. Merhaba,yazdığınız yazıyı okudum.Tabi ki biz haklıyız davasında değiliz.Ben,bizzat yaşadığım olayı anlattım.Kimsenin kimseyi küçümseme hakkı yok.İletişim tırmandıkça tabi biz de dedik bazı şeyler.Fakat bizi dikkate almadıkça olaylar gerildi.Sizin linki de ekliyorum tabi.Okuyanlar kendi karar versin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerilimin tek nedeni işin kişiselleştirilmesi bence, hoş olmayan söz ve tavırlardan ben de memnun değilim. Tabiki de hepimiz birşeyler deme hakkına sahibiz :) Umarım bu karmaşa en kısa zamanda çözüme ulaşabilir.
      Çok teşekkür ediyorum, sevgiler..

      Sil
  10. Bence iyi niyetli bir girişim fakat doğru yöntemle yapılmadı :)

    YanıtlaSil
  11. Blog çalıştayı tartışması ile ilgili objektif yazınız için teşekkürler.Benim de bu konu hakkında düşüncelerim çok uzun olduğu için Sosyal Medya Kafe blogumda paylaştım.Blog dünyasında yaşanan tatsızlıkların en kısa zamanda tatlıya bağlanması dileğiyle...
    (Yazınızı okuduğum için yazımın altına linkinizi ekleyeceğim)
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok teşekkür ediyorum, hemen okuyacağım sizin düşüncelerinizi de.. Umarım öyle olur, sevgiler benden..

      Sil
  12. Emeğine sağlık. Seninde linkini ekliyorum yazımın altına. Açıkçası çalıştay umurumda bile değil. Sadece yapılan çirkin olay çok üzdü beni. İleride bizim başımıza gelmeyeceğini kim garanti edebilir. Bu tarz saldırılara ses çıkarılmazsa sonuç daha kötü yerlere gider.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de umrumuzda olmamalı, buradaki amacımız yazmak ve paylaşmak. Çok haklısınız üzücü kısmını göz ardı edemiyoruz tabiki..
      Çok teşekkür ediyorum..

      Sil
  13. Uzun bir yorum yazmistim silinmis. Yaziniz çok kucaklayici olmus tesekkürler. Ben de seffafliktan yanayin. Bakin internet ortami herkese katilim imkani tanidigi için nasil birçok fikirden haberdar olduk. Linkinizi ekleyecegim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzu gözden mi kaçırdım acaba, bildirim olarak da düşmemiş ama sanırım bir karışıklık oldu. Arada oluyor böyle çok afedersiniz..
      Ben de aynı fikirdeyim, çoğu haberi olmayan arkadaşımız bile bu ortaklık sayesinde düşüncelere kapısını açmış oldu.
      Ben de teşekkür ediyorum, sevgiler..

      Sil
  14. Gelecek vaat etmiyorum, onu doğru bildiler :D
    Şaka bir yana, yaklaşımın çok mantıklı, en azından üzerine mantıklı yorumu yapmışsın. Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihihi :D
      Ben de teşekkür ediyorum bu güzel yorum için.. ;)

      Sil
  15. Deli kızın bohçası güzel demiş.... Kararı bırakın okurlar versin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, en temizi..

      Sil
    2. Tesekkür ederim. O yüzden bir yarismaya gerek duymuyorum. Ben yazilarimi yaziyorum. Okumak isteyen ojur istemeyen okumaz. Tabii isteyen katilsin. Katilmak veya katilmamak kisinin kendi özgür iradesine baglidir. Kimse mecbur degil.sevgiler.

      Sil
  16. galiba burada önemli blog yazarları arasında hoşgörülüktür.."söz konusu hoşgörüyse,gerisi hava civadır.." 🙂 kimseyi kırmadan güzel ve olumlu bir eleştiri yazısı olmuş,emeğine sağlık..👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum :)
      Kesinlikle hoşgörü olduğu müddetçe geri kalanın teferruat olduğuna inanıyorum ben de..

      Sil
  17. Güzel ve mantıklı cümleler olmuş. Tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  18. Bahsettiğiniz blogların bazılarını ben de uzun süredir takip ediyorum ve gerçekten çok emek veriyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de çok, bunu göz ardı etmemiz de çok zor..

      Sil
  19. nolmuş anlamadım özet geçse biri

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı yanlış anlaşılmalar olmuş diyelim kısaca.. :)

      Sil
  20. Olay herkese ulaşmak olsa farklı bir yöntemle de yapılabileceğini düşünüyorum. Buradaki olay en birinciniz benim'e dönüyor. Ben seçilmem seçerim muhabbeti bence insanların sinirini bozan. Bu arada emeğinize sağlık takibe aldım bana da beklerim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, yöntem kısmı doğrudan hatalı. Oldu bitti geçti diyelim, geçmesini dileyelim :)
      Çok teşekkür ediyorum, severek takipteyim sizi. Sevgiler.. :))

      Sil
  21. Kızım :) E-maille takip butonu olup kaydolduğum blogların tüm yazılarını görüyorum gelen kutumda. Ama bloglarımızdaki okuma listesinden bakmayı bir türlü alışkanlık edinemedim. Şimdi de Ertuğrul Yıldırım herkese açık paylaştığı için haberim oldu bu yazından. İnan o günleri hatırladım şimdi. Öyle zor günlerimde duymuştum ki, Yurdagül kızımın kırıldığını... Sessiz kalma şansım yoktu, Danıştay mıydı neydi, şimdi unuttum, pek de umurumda değildi. Beni yorduğunu, yaşımın bu hırsları kaldıramayacağını ancak yaşıtlarım anlayabilirdi. Bazen artık yazmamayı bile düşünüyorum, o kadar sıkılıyorum yani :(
    Ve sanki feveran ettim. Zira benim de ortalarda çok hırpalandığım ama beklediğim hiç kimseyi yanımda göremediğim günler oldu, hastahanelik oldum, çok kırılmıştım. Kendimi kanıtlama ihtiyacım olmasa da, tavır koymak zorundaydım ve o günlerde acı yazılar yazdım, en azından hakaret edene ders olsun diye yapmıştım bunu...
    Buraya döneyim yine. O kadar güzel bir değerlendirme yazısı olmuş ki, mesela şu cümlelerin: "Belki ben bir yazıyı yazmak adına araştırıyor, düşünüyor ve öyle harekete geçiyorken bir diğeri anında yazıveriyordur yazısını. Bireylerin harcadığı zamanı veya bu işe verdiği değeri hangi istatistik ölçebilir, bilemedim."

    Velhasıl beğendim çok. Aslında bunlar gibi çok cümlen var, kutlarım.
    O günler geçse de insan hiçbir şeyi unutmuyor. Hayat zaten hırpalıyor, bir de bizler yük bindirmemeliyiz, zira hepimiz bir şekilde etkileniyoruz birbirimizden.
    E-maille takip butonu arayacağım şimdi bloğunda kızım. Yoksa da Ece ablan için ekler misin?
    Güzel bir tatil günü dilerim canım. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  22. Sevgili Ece Ablacım, öncelikle bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ediyorum.
    Zor günler, sıkıntılı süreçler insanı hem bedenen hem de ruhen fazlasıyla etkiliyor bence de. Sizi çok iyi anlıyorum. Fakat yazmıyor oluşunuzu hiç istemem, kelimeleriniz ve siz bizimle kalmalısınız kesinlikle.. :)
    Ne olursa olsun oradaki 'pek de umurumda değil' cümleciği benim için yeterli oluyor aslında, en azından bir ferahlık veriyor. Umarım çoğu birey için de böyle oluyordur.
    Yeniden çok teşekkür ediyorum ve ben de kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum size.. :)

    YanıtlaSil

Buyursunlar,